Arılar ve Sinekler
Arıları ve sinekleri bir şişeye
koymuşlar. Şişenin taban tarafını ışığa doğru, açık olan ağız kısmını da
karanlığa doğru yerleştirmişler. Arıların hepsi ışık olan tarafa doğru
üşüşmüşler. Ama şişenin tabanı kapalı olduğundan çıkmayı başaramamışlar. Bu
arada sinekler, şişenin ağzına doluşmuşlar ve karanlıkta dışarı çıkıp
kaybolmuşlar. Ağzı açık olan şişenin karanlık tarafına doğru tek bir arı bile gitmemiş!
Camın önünde ışığa doğru gitme çabalarına devam etmişler.
İnsanın aklına önce arıların
akılsızca davrandıkları geliyor. Ancak daha derinlemesine düşününce; karşımıza
bir anıt gibi dikilen gerçek çok farklı oluyor.
Bilim adamlarına göre arılar
olmazsa, insan yaşamı da olmaz. Ayrıca nerede, hangi çiçek ile besleneceğini
bilen, yüzlerce kovan arasında kendi kovanını bulan ve o kovanın yüzlerce
peteği arasından kendininkine yumurtlamayı hiç şaşırmadan uygulayabilen bir
canlıdır arı.
Nasıl olur da şişenin ağzını
bulup çıkamaz değil mi?
Işığa doğru yürüyenlerin önünde
her zaman engeller olacaktır kuşkusuz. Onlar, engellere rağmen ışıktan
vazgeçmeyenlerdir. Ne tür engel olursa olsun önlerinde, çabalarını
sürdürenlerdir. Ve bu uğurda da gerektiğinde ölebilenlerdir. Yürek, azim,
sevgi, ilkeler, dürüstlüktür bunu yaptıran. Kendine saygı, yaşadığı topluma
saygıdır.
Sinekler, karanlıkta sıvışan
kaçaklardır. Karanlığa yürüyenlerdir. Karanlık düşüncelerdir. Şişenin ağzının
karanlığa bakmasının onlarca hiçbir önemi yoktur. Sinsi, ilkesiz, yüreksiz,
korkak varlıklardır. Sadece kendi yaşamları söz konusudur. Nerede yemek varsa,
nerede rahat yaşayacaklarsa, nerede çok para kazanacaklarsa oraya giderler.
Onlar için karanlık olması önemli değildir.
Arıyı kovalamak isterseniz
savaşır. Engellere aldırmaz. Amacı sadece ışığa ulaşmaktır. İğnesini
sapladığında öleceğini bilerek savaşır. Ve değerleri için ölür. Ama sinekler
kaçarlar. Sonra yılışık yılışık tekrar dönerler kovaladığınız yere.
Yemeklerinize, kollarınızın üstüne tünerler. Pis ayaklarıyla ezerler;
yaşadığımız her yeri.
Arılar yumurtalarını yalnızca kovanlarına
bırakırlar. Oysa sinekler her yere yumurtlar, her yerde ürerler, çöplüklerde,
tuvaletlerde, bataklıklarda. Onlar için yumurtalarını bırakacakları yerin bile
hiç önemi yoktur.
Sinek
olup karanlığa mı? Arı olup aydınlığa mı?
Engellere rağmen ışığa yürüyenlere, ışığa
ulaşmak için çabalayanlara, insanca değerler yaratma adına mücadele edenlere ve
ışık saçanlara. Ne yazık ki arıların sayısı sineklerden azdır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder